Kayseri Gezi Rehberi
Kayseri Gezi Rehberi

Erciyes Dağı eteklerinde kurulan, tarihi boyunca birçok medeniyete ev sahipliği yapan Kayseri, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alır. Türkiye’nin en kalabalık iller sıralamasında 14. Sırada bulunan Kayseri’nin toplam yüzölçümü 17 bin 170 kilometrekaredir. Başta Melikgazi, Bünyan, Develi, Hacılar, Kocasinan, İncesu, Pınarbaşı olmak üzere 16 ilçeden oluşan Kayseri, Ankara ve Konya’dan sonra İç Anadolu Bölgesi’nin üçüncü büyük şehridir. İç Anadolu Bölgesi’nin üçüncü büyük şehridir. İç Anadolu’nun güney bölümünün Toros Dağları ile Orta Kızılırmak bölümünde yer alan Kayseri bölgenin en hızlı büyüyen ve gelişen şehirlerinden biri olma özelliğine sahiptir.


Ormanlar; Tomarza, Yahyalı ve Develi ilçelerinde toplanıyor

Kayseri il topraklarında, ovalarda olduğu gibi dağ ve tepelik alanlarda bozkır bitki örtüsü hakimdir. İlin yüksek kesimlerinde ise yer yer orman örtüsüne rastlansa da bu orman alanlarının büyük bölümü genellikle bozuk orman ve çalılarla kaplıdır. Ormanların bu duruma gelmesinde insan eliyle yaratılan tahribat önemli rol oynar. İlin güney kesiminde Toros Dağları’nın yer aldığı bölümde karaçam, kızılçam, kök nar, ladin ve meşe türleri bulunur. İyi sayılabilecek nitelikteki ormanlar; Tomarza, Yahyalı ve Develi ilçeleri çevresinde yer alır. Ormandan yoksun kalan iç kesimlerdeki dağlarda ise seyrek çalılarla birlikte otluklar geniş yer tutar. Dağlar arasındaki çöküntü havzalarında ve ovalarında önceleri bozkır örtüsünün egemen olmasına rağmen, bu kesimler daha sonra tarım alanı durumuna getirildi. Dağların etek bölümleri ise genellikle dağlık ve bahçelik konumdadır. Dağların yüksek kesimlerinde ise altragalus soyundan dikenli, yastık biçimli bitkiler, otluk ve bunların arasında dikenlik ve yüksek dağ çayırlarına rastlanmak mümkündür.


Kayseri’nin her yerinde bir tarihi yapıya rastlamak mümkün

Develi

Develi’nin il merkezine uzaklığı 40 kilometredir. Hitit, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı kalıntılarının rastlandığı Develi ilçesi; Fraktin ve İmamkulu kaya kabartmaları, Hıristiyanlık döneminden kalma yeraltı şehirleri, Gereme Harabeleri, eski konak ve evleri ile her yıl birçok turistin ziyaret ettiği ilçelerimiz içinde yer alır.


Sarıoğlan

Çeşitli Türkmen boylarının bir araya gelerek 14. yüzyılda inşa ettikleri bölge en eski yerleşim yerlerindendir. Çevredeki diğer mezra ve köylere göre tarihi oldukça eskilere dayanır. İlçenin yaklaşık 650 yıllık bir geçmişe sahip olduğu düşünülüyor. Kızılırmak’ı süsleyen Şahruh Köprüsü, Palas Camii ve Çiftlik Türbesi ilçenin öne çıkan değerleri arasındadır.


Sarız

İl merkezine uzaklığı 128 kilometre olan Sarız ilçesinin tarihi eskilere dayanır. M.Ö. 700’lü yıllara kadar uzandığı öngörülen ilçe, tarih boyunca Kilikya, Bizans İmparatorluğu ve Dulkadiroğulları Beyliği hakimiyetinde kaldı. Osmanlı İmparatorluğu’na Yavuz Sultan Selim döneminde dahil edildi. İlçe el emeği, göz nuru kilimleri ve el işlemeleri biliniyor.


Özvatan

İl merkezine uzaklığı 74 kilometre olan ilçede bulunan en eski yerleşim yerlerinin Kızılırmak kenarında bulunan Harsanız ve Zırha Kaleleri olduğu ve bunların da Hitit döneminde inşa edildiği biliniyor. Bu dönemlerde halkın bölgede madencilik ve ticaretle uğraştığı düşünülüyor. M.Ö. 430 yıllarında Zırha Kalesi’nin Roma topraklarına katıldığı yörede, Roma medeniyetinin izleri görülüyor. Daha önceki ismi Çukur olan Özvatan 1990 yılında ilçe statüsünde kavuştu.


Bünyan

İl merkezine uzaklığı 40 kilometre olan Bünyan ilçesi renk ve desen açısından zengin dünyaca ünlü halıları, Bünyan Ulu Cami, İpek Yolu ticaretinin önemli durak yerleri olan Sultan Hanı, Karatay Hanı, Kayabaşı Mağaraları, doğal güzellikleri ile yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir.


Tomarza

İl merkezine uzaklığı 55 kilometre olan ilçenin yerleşim izleri Genç Hititler dönemine kadar uzanıyor. İlçede yer alan Merkez Camii, Tomarza Kilisesi, Gülbaba Türbesi, İncili Köyü’ndeki Halil Dede Türbesi ve Kömür Köyü’ndeki kaya mezarları öne çıkan eserler arasında yer alır.


Yahyalı

İl merkezine uzaklığı 87 kilometre olan Yahyalı, Anadolu’ya gelen Türk güçlerince kuruldu. Bu güçlerin önderliğini Seydi Ali ve Yahya Ali (Yahya Gazi) yaptı. Seydi Ali’ye ait türbe Devlet Hastanesi bahçesinde, Yahya Gazi’ye ait türbe ise Ulu Camii önünde bulunuyor. Türbede yer alan kitabede geçen 1040 tarihi ilçenin en eski tarihi bilgisini verir. Kapuzbaşı Şelaleleri, Yahyalı İlçesi Küçükçakır Köyü’nün kuzeyinde bulunan Ensenin Tepesi’nde yer alır. Beş tanesi büyük, iki tanesi küçük olmak üzere yan yana dizi halinde dökülen şelalelerin yükseklikleri ortalama 60 metredir. Kapuzbaşı Şelaleleri, etrafında piknik alanlarıyla suyun dinlendirici sesi eşliğinde güzel bir gün geçirmek için mükemmel bir tercihtir. Ayrıca Kayseri’deki en popüler treking parkuru üzerindeki şelaleler muhteşem manzaralar eşliğinde güzel bir yürüyüş deneyimi sunar.


Pınarbaşı

İl merkezine uzaklığı 91 kilometre olan ve Kayseri’nin ticari kimliğinin izlerini taşıyan Pınarbaşı; Pazarören beldesinde Selçuklu döneminde her yıl kurulan uluslararası Yabanlu Pazarı, Bizanslılarca yapılan ve sonraları Selçuklu ve Osmanlılarca kullanılan Zamantı Kalesi, Melikgazi Türbesi ve Uzun Yayla’da dünyaca ünlü yarış atlarının yetiştirildiği önemli bir ilçedir.


Melikgazi

İl merkezinde bulunan ve Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan merkez ilçe konumundadır.


Hacılar

İl merkezine uzaklığı 11 kilometre olan ilçeye ulaşım karayolu ile yapılır. Erciyes’in eteklerindeki yılkı atları, yeni oluşan kayak merkezi ve ilçe merkezindeki rengarenk evleri ile ünlüdür.


Kocasinan

İl merkezinde bulunan ve Büyükşehir Belediyesi sınırları içinde yer alan merkez ilçe konumundadır.


İncesu

İl merkezine uzaklığı 33 kilometre olan ve tarihi binlerce yıl eskiye dayanan İncesu, Anadolu’daki birçok geçiş yolundan biri olarak İç Anadolu’yu Güney Anadolu’ya bağlar. Aynı zamanda yan bir yolun Kayseri’den sonraki ilk konaklama yeri olduğu gibi yine güneybatıdan gelen ve Bağdat’a kadar uzanan tarihi tuz yolunun üstündeki önemli buluşma noktasıdır.


Akkışla

İl merkezine uzaklığı 79 kilometredir. İlçenin Hititler dönemine ait bir yerleşim yeri olduğu ilçeye bağlı Kululu Kasabası’nda bulunan kalıntılardan anlaşılıyor. Helenistik ve Roma çağında Kululu Kalesi savunma amacıyla kullanıldı. Gömürgen Köyü’nde her yıl yoğurt festivali yapılır.


Yeşilhisar

İl merkezine 66 kilometre uzaklıkta olan Yeşilhisar, Selçuklular döneminde ‘Develi Karahisar’ı’ veya ‘Karahisar’ anlamına gelen ‘Zencibar’ adıyla olarak bilinir. Bizans döneminde ‘Kyzistra’ adını alan ilçe, 9. yüzyılda Arap ve Bizans savaşlarına tanıklık eder. Yeşilhisar günümüzde Soğanlı, Edemli Vadileri, Keşlik Kaya yerleşim alanı, kalesi, yüzlerce kuşu barındıran Sultan Sazlığı, Soğanlı bebekleri ile hem doğal hem de tarihsel bakımdan tanınır.


Felahiye

İl merkezine 60 kilometre mesafede olan Felahiye, Roma dönemine ait mermer Roma Mezar Anıtı ile turistlerin ilgisini çeker.


Talas

İl merkezine altı kilometre mesafede olan Talas ilçesi, yamaç paraşütü tutkunlarının uğrak yeridir. Ali Dağı eteklerinde uzanan, Kayseri şehir merkezine çok yakın olan Talas’da, Amerikan Koleji binası, Talas Han Cami, Esma Hatun Türbesi, Talas Kuru Köprü, Hıristiyanlık dönemine ait kiliseler, manastır ve yerleşim yerlerine ev sahipliği yapar. Dereveng Vadisi Bizans dönemine ait yaklaşık 1700 yıllık yeraltı şehri, Okutan Konağı, Yahyabey Konağı, Yaman Dede Konağı, Cemilbaba Evi ve cumbalı evleri ile ilçe sahip olduğu tarihsel douyu bugünlere kadar taşımayı başarmıştır.


Kayseri’den Türkiye’nin her yerine ulaşabilirsiniz

Karayolu

Kayseri, günümüzde karayollarının kavşak noktasında yer alır. Kuzeybatıda Ankara’dan gelen devlet yolu ile güneyden Adana ve Niğde’den gelen yol, Kayseri şehir merkezinin 15 kilometresinde Boğazköprü mevkiinde birleşiyor. Buradan doğuya yönelen yol, kent çıkışında ikiye ayrılıyor ve yollardan biri Samsun-Sivas, diğeri de Malatya eksenine bağlanıyor. Bu haliyle Kayseri’den Türkiye’nin her tarafına oldukça rahat bir ulaşım vardır. Kayseri- İstanbul arası ortalama 11 saat sürer. Kayseri- İstanbul arası toplam mesafe ise 772 kilometredir. Kayseri -Ankara arası yaklaşık altı saat sürer. Kayseri-Ankara arası toplam mesafe ise 317 kilometredir.


Demiryolu

Kayseri Tren Garı şehir merkezinde bulunuyor. Şehir merkezinden yaya olarak Tren Garı’na 15 dakikada, taşıt ile beş dakikada ulaşabilirsiniz. Demiryolu hattı İstanbul ile Ankara’nın doğu ve güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki illere bağlantısı Kayseri üzerinden gerçekleşiyor. Afyonkarahisar, Konya, Karaman ile güneyde Mersin, Adana’dan gelen demiryolu hattı il merkezinin kuzey batısındaki Boğazköprü istasyonunda Ankara hattına bağlanır.


Havayolu

Şehir merkezine altı kilometre uzaklıkta bulunan Erkilet Havalimanı’ndan yaz ve kış mevsimlerinde her gün karşılıklı seferler düzenleniyor.

Kayseri Gezi Rehberi
Kayseri Gezi Rehberi

Erciyes kayakta marka konumunda yer alıyor

Makalemizde de belirttiğimiz gibi özellikle doğal ve tarihi güzellikleri ile öne çıkan Kayseri’de trekking başta olmak üzere dağcılık ve diğer spor dallarından futbol, voleybol, basketbol, satranç, yüzme gibi birçok spor aktivesi yer alır. Özellikle Erciyes’te kayak sporunu sevenlerin uğrak yeri olan Kayseri, bu alanda birçok yarışmaya da ev sahipliği yapıyor.

Kayseri - Kültür Tarih Sanat Yemek
Kayseri – Kültür Tarih Sanat Yemek

Kültürlerin beşiği Kayseri, Kurtuluş Savaşı’nda öncü oldu

Türkiye’nin kültür, sanat, bilim ve turizm merkezlerinden biri olan Kayseri, tarihin en eski zamanlarından bu yana birçok uygarlığa beşiklik etti ve her dönemde önemini korudu. Şehrin en eski adı olan Mazaka, Roma devrine kadar devam etmiş; Roma devrinde şehre imparator şehri anlamına gelen Kaisareia adını verdi. Bu isim Araplarca Kaysariya şeklinde kullanılmaya devam edildi. Türkler Anadolu’yu fethettikten sonra Şehre Kayseriye adını verdi. Bu ad ise Cumhuriyet dönemiyle birlikte Kayseri şeklini aldı. Kayseri, her köşesi değişik uygarlıkların kalıntılarının birbirine karıştığı Anadolu’nun en eski ve en köklü yerleşim alanlarından biri olarak günümüzdeki önemini korumaya devam ediyor.


M.Ö 5000 yani Bakırtaş çağından başlayarak Asur, Hitit, Frig dönemlerinde ve Roma devri sonuna kadar bir yerleşim yeri olan Kültepe’de bu uygarlıkların kalıntılarını bağrında saklayan bir açık hava müzesi konumundadır. Kayseri, bu önemli merkezin yakınında yer alan bir bölge olarak söz konusu uygarlıkların hepsine ait derin izler taşıyor. 1067’de Selçuklu komutanı Afşin ile Türk egemenliğine giren Kayseri; Selçuklu Devleti, Eratna Beyliği, Dulkadiroğulları, Kadı Burhanettin, Karamanoğulları ve Osmanlı Devleti dönemlerini yaşamış, başta Selçuklular olmak üzere her dönemde kayda değer bir Türk kültür merkezi oldu.


1924’te il statüsüne ulaşan Kayseri, ilçe sayısını artırdı

Cumhuriyet döneminde 1924 Anayasası ile il statüsüne ulaşan Kayseri, Türkiye’nin ilk uçak fabrikasının kurulması ve ardından gelen demiryolları hattı, 1953’te kurulan Sümer Bez fabrikası ve 1950’lilerde başlayan sanayi sitesi ile Türkiye’nin ilk büyük sanayi ve ticaretine öncülük etti. Günümüzde ise Kayseri ekonomik, kültürel, sağlık, eğitim, spor ve şehircilik alanında yakaladığı ivme ile Türkiye’nin hızlı gelişim gösteren kentlerinin başında geliyor.


1924 yılında Merkez, İncesu, Bünyan, Develi ve Aziziye başta olmak üzere beş kazası, 21 nahiyesi ve 314 köyü bulunan Kayseri’nin bugün itibarıyla 16 ilçesi (Akkışla, Bünyan, Develi, Felahiye, Hacılar, İncesu, Kocasinan, Melikgazi, Özvatan, Pınarbaşı, Sarıoğlan, Sarız, Talas, Tomarza, Yahyalı ve Yeşilhisar) 68 belediyesi ve 406 köyü var. Cumhuriyet ile birlikte Kayseri’de; sanayi, ticaret, eğitim, kültür, lojistik, enerji sektörlerinde kayda değer gelişmeler yaşandı ve söz konusu bu gelişmeler günümüzde de artarak devam ediyor.


Kayseri’de tarihe bir yolculuk sizi bekliyor

Kayseri’ye eğer kış aylarında gitmeyecekseniz ve Erciyes’ten kopup gelen soğuk rüzgarlara maruz kalmayacaksınız her köşesinde tarihi bir mekânla karşılaşabileceğiniz Kayseri’yi yürüyerek gezmenizi tavsiye ederiz. Şehri keşfetmek için uzun ve kısa olmak üzere iki yürüyüş rotası bulunur. Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin hazırladığı ‘Kısa Tur’ bir kültür rotası olarak kale surları etrafından başlayıp daha çok Selçuklu ve Osmanlı miraslarını göreceğiniz tarihi yapıları içine alan rota ile devam eder. Ancak eğer vaktiniz bolsa altı kilometre uzunluğundaki ‘Uzun Tur’ rotasını izlemenizi öneririz.


Kayseri Cumhuriyet Meydanı

Şehri keşfetmeye başlamak için iyi bir başlangıç noktası olan Cumhuriyet Meydanı, şehrin kalbi niteliğindedir. Cumhuriyet Meydanı’nda durup etrafınıza baktığınızda 5 bin yıllık tarihin izlerini görebilirsiniz. Romalılardan kalma kaleden Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemi miraslarını olduğunuz yerden görebilme olanağı tanıyan Cumhuriyet Meydanı’nda eski ve yeni Kayseri iç içe geçmiş durumdadır.


Kayseri Kalesi

Kayseri’deki tarihi yapılar arasında en görkemlisi olan Kayseri Kalesi, tarihi milattan önce 3’cü yüzyıla kadar uzanır. Bizans, Selçuklu, Osmanlı dönemlerinde kullanılan Kayseri Kalesi’nin iki kapısı ve 18 burcu bulunuyordu ardından bir kapı daha ilave edildi. Genelde kaleler tepelere, yüksek noktalara yapılırken, Kayseri Kalesi düz bir alana kurulan nadir örneklerden biridir. Restorasyon çalışmaları tamamlanan kale, günümüzde tarih meraklılarına kültür ve sanat merkezi olarak hizmet veriyor.


Kayseri Saat Kulesi

Sultan II. Abdülhamit döneminde tüm büyük şehirlerde birer saat kulesi ve muvakkithane yapımı için ferman yayınlandı. 10 metre yüksekliğindeki Kayseri Saat Kulesi de bu fermanın sonucu olarak 1906’da kesme taştan inşa edildi.


Bürüngüz Camii

Refik Bürüngüz tarafından 1977’de klasik Osmanlı mimari tarzında inşa ettirilen cami, Cumhuriyet Meydanı’na hakim bir nokta da yer alıyor. 6. yüzyılda tek kubbeli ve tek minareli olarak yapılan cami, kent meydanında en çok ziyaret edilen yerlerin başında geliyor.


Kurşunlu Camii

Kayseri Kapalı Çarşı ile Hilton Kayseri arasında yer alan Kurşunlu Cami, Mimar Sinan tarafından Kayseri’de inşa edilen iki camiden biridir. Mimar Sinan’ın o dönemde 97 yaşında olduğu iddia edilirken, kalem nakışları ve süslemeleri ile Kurşunlu Cami Kayseri ziyaretinizde görmeniz gereken değerlerden biridir.


Hunat Hatun Camii ve Külliyesi

Alaeddin Keykubat’ın eşi ve II. Gıyaseddin Keyhüsrev’in annesi Mahperi Hatun tarafından inşa ettirilen Hunat Hatun Külliyesi; cami, kümbet, hamam ve medrese gibi bölümlere sahiptir. Aslında Hunat Hatun Alanya’nın Rum Kralı Kir Fard’ın kızıdır. Alaeddin Keykubad, 1220’de Alanya Kalesi’ni kuşatınca Kral Fard  Alaeddin Keykubad’a barış teklif eder ve iki şart sunar. Ömrünün kalanını Kırşehir’de emir olarak devam etmeyi ve kızı Prenses Destina’yı da Keykubat tarafından eş olarak kabul etmesini ister. Keykubad da bu teklifi kabul eder. Bu kapsamda 1238’de yapılan Hunat Hatun Camii ve Külliyesi, taş oymaları ve heybetli görünümü ile Selçuklu mimarisinin en iyi örneklerinden biridir. 800 yıllık bina çürümeye yüz tutmuşken Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından restore edildi. İçinde Türk-İslam sanatlarını icra eden 22 adet atölyenin bulunduğu külliye hali hazırda kente hizmet vermeye devam ediyor.


Alaca Kümbet

Şehrin simgelerinden biri olan Alaca Kümbet, Hunat Medresesi’nin 300 metre kadar ileride yolun ortasında yer alır. Kitabesinde yer alan bilgiye göre; 1280’de Emir Cemaleddin bin Muhammed tarafından kesme taştan yaptırılmıştır. Kümbetin üzerinde piramit şeklinde bir de külah bulunur.


Zeynel Abidin Türbesi

Kayseri’de İmam Sultan adı ile anılan Zeynel Abidin, 1414’te Kayseri’de vefat eder ve mezarı üzerine bugünkü yerde mütevazı bir türbe yapılır. Günümüzdeki  türbe Sultan II. Abdülhamit zamanında yapılır. Türbenin ortasında Zeynel Abidin’in sandukası vardır. Türbenin girişinde ll. Abdülhamit’in tuğrası yer alır. Hemen karşısında yer alan Türbedar Evi ise, Zeynel Abidin Türbesi’nin bakımı ve korunmasından sorumlu türbe görevlisi için yaptırılmıştır. Şimdilerde Turizm Danışma Merkezi olarak kullanılıyor. Zeynel Abidin Türbesi’nin yakınında da Ok Burcu bulunur. Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı I. Alâeddin Keykubad tarafından 1224’te inşa ettirilmiştir. Restore edildikten sonra günümüzde Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından  kültür faaliyetleri için kullanılıyor.


Gevher Nesibe Hatun Medresesi ve Şifahane

Mimar Sinan Parkı içinde yer alan ve Anadolu’nun ilk Türk tıp merkezlerinden olan Gevher Nesibe Hatun Medresesi ve Şifahanesi üstü açık avlulu, dörder eyvanlı mimariye sahiptir.  Medrese Selçuklu hükümdarlarından II. Kılıçarslan’ın kızı, Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi I. Gıyaseddin Keyhüsrev tarafından 1205 ila 1206 yıllarında yaptırıldı. Mederese günümüzde Selçuklu Uygarlığı Müzesi olarak faaliyet gösteriyor. Müzede Selçuklu mimarisi, sanatı, bilimi, giysileri ile ilgili materyaller bulunuyor.


Çifte Medrese olarak da adlandırılan yer 800 yıl önce şifa arayanların uğrak yer olan Gevher Nesibe Hatun Medresesi ve Şifahanesi akıl hastalarının su ve müzikle tedavi edildiği bir yerdi. Şifahiye ile ilgili bölümde ise o dönemde hastalıklar ve uygulanan tedavi yöntemleri ve aletleri ile ilgili bilgiler paylaşılır. Medresede Gevher Nesibe’nin türbesi de bulunuyor. Hemen yanındaki Gevher Nesibe Sultan Çeşmesi ve Avgunlu Medresesi de ziyaret edilebilir.


Kapalı Çarşı ve Kazancılar Çarşısı

Geçmişten bugüne kadar Kayseri ticaretle birlikte anılır. Osmanlı zamanından kalan çarşı İstanbul Kapalı Çarşı’dan sonra Türkiye’nin en büyük ikinci kapalı çarşısı olarak biliniyor. Kuyumculardan baharatçılara, urgancılardan giyim eşyası satan dükkanlara kadar çarşıda ihtiyaç duyulan her şeyi bulabilirsiniz. Bugün Kayseri Kapalı Çarşısı’nda 500 esnaf faaliyet gösteriyor. Hitap ettiği kesimin sadece Kayseri değil, bölge şehirlerine de hizmet vermesinden dolayı komşu illerden gelen birçok müşterisi bulunuyor.


Çevresinde yer alan Pastırmacılar Çarşısı ve kuyumcuların mesken tuttuğu Kazancılar Çarşısı‘yla da ilgi gören bir yerdir. Alışveriş meraklısı olmasanız dahi havasını solumak için gidilebilirsiniz. 1252’de yapılan Gön Han, 1723’te Sadrazım Nevşehirli İbrahim Paşa’nın yaptırdığı Vezir Han Kayseri’de gezilecek yerler arasında yer alıyor. Yine o bölgede bulunan Ulu Camii ve ÇeşmesiPamuk Han ile Bedesten‘i de görülecek yerler arasında listenizde yer almalı.


Kayseri Lisesi Milli Mücadele Müzesi

Kayseri’nin ilk modern eğitim yapısı olan tarihi Kayseri Lisesi, 1904’te Abdülhamid dönemi Neoklasik mimarlık tarzında ve kesme taştan yapılan etkileyici bir binadır. Bina günümüzde Kayseri Lisesi Milli Mücadele Müzesi ismiyle hizmet veriyor.


Kayseri Lisesi, Milli Mücadele tarihi açısından kayda değer bir öneme sahiptir. Kurtuluş Savaşı döneminde Ankara’nın işgal edilme riski olduğu dönemde Millet Meclisi Kayseri’ye taşındı. ‘İkinci Başşehir’ unvanını alan bu kısa dönemde tarihi bina, bir süre Millet Meclisi olarak da milli bir işlev gördü. Sakarya Meydan Muhaberesine Kayseri Lisesi son sınıf öğrencisi 62 genç gönüllü olarak katıldı ve hepsi cephede şehit düştü. Öte yandan lise aynı zamanda Atatürk’ün harf devrimi ile özdeşleşmiş resminin de çekildiği yapıdır. Okul iki Cumhurbaşkanı çıkardı. Bu isimler Turgut Özal ve Abdullah Gül’dür, her iki isim de buradan mezun oldu.


Meryem Ana Kilisesi

Surp Astvadzadzin (Meryem Ana) Kilisesi 19. yüzyılda yapıldı ve Cumhuriyet Dönemi’ne kadar kilise, 1961’e kadar da değişik amaçlarla kullanıldı. Sonra beden terbiyesine devredilip spor salonu olarak kullanılmaya başlandı. Sakarya Savaşı öncesi, Türk Ordusunun galip gelmesi için ayinlerin de yapıldığı ibadethane olarak da bilinir.


Kayseri Atatürk Evi

Günümüze kadar gelen klasik Kayseri evlerinin birkaçından biridir. 19. yüzyılda inşa edilen İmamzade Raşit Ağa Konağı, dışı kesme taşlarla kaplı ve ahşap malzemeden inşa edilmiştir. Konak günümüzde Atatürk Evi ve Müzesi olarak kente hizmet vermeye devam ediyor. Sivas Kongresi’nin ardından 19 Aralık 1919’da Kayseri’ye gelen Mustafa Kemal Atatürk burada kaldı. Atatürk’ün kentte çekilmiş fotoğrafları ve Kayseri’de yayınladığı beyannameyi içeren 41 eser Kayseri Atatürk Evi’nde sergileniyor.


Tarihi Kayseri Mahallesi

Setenönü’nde, Kayseri geleneklerinin ve eski yaşam tarzının yansıtıldığı Tarihi Kayseri Mahallesi, restore edilerek turizme kazandırılan tarihi konakları ve yapılarıyla ünlüdür. 88 dönüm arazi üzerine kurulan bu eski Ermeni Mahallesi; bakkal, berber, fırın gibi küçük esnafın yeniden canlandırılmaya çalışıldığı, özel bir turistik adres olarak karşımıza çıkıyor.


Talas

Kayseri’nin en güzel yeri olan Talas; taş binaları, eski evleri, cami ve kilisesiyle bir yanıyla kardeşliğin bir yanıyla da kendine özgü mimarisiyle ziyaret edilecek yerlerin başında geliyor. Coğrafi olarak Erciyes Dağı’nın eteklerinde yer alan Talas, eski kültürel dokusunu hali hazırda korumayı başaran kayda değer yerleşim yerlerdendir. Tarihi M.Ö. 1500’lere uzanan Talas’ta Mazaklar, Kapadokyalılar, Romalıların hakimiyeti altındaydı. Aşağı Talas ve Yukarı Talas olarak iki ayrı bölümden oluşan ilçede, Yukarı Talas’ta ağırlıklı olarak Gayrimüslimler, Aşağı Talas’ta ise Müslümanlar yaşadı. Gayrimüslimlerin yaşadı­ğı dönemde Kayseri’nin ticaret merkezi olan Talas, Ermenilerin ve Rumların kentten ayrılması sonucu ticari önemini yitirdi ve  daha sade bir yerleşim birimine dönüştü.


Erciyes Dağı

Kayseri’nin neresinden bakarsanız bakın, Erciyes Dağı’nı her yerden görmeniz mümkündür. Bazen kalın bir sis perdesinin arkasına saklandığı da oluyor. Bazen bozkır düzlüğünde dimdik yükselen 3 bin 916 metrelik Erciyes Dağı, kent sakinlerini ve turistleri selamlamayı sürdürüyor. Kayseri Erciyes aynı zamanda Türkiye’nin en önemli kayak merkezleri arasında yer alıyor. 275 milyon euro’luk projeyle son beş yılda hızlı bir değişim gösteren ve İç Anadolu Bölgesi’nin iki önemli kayak yeri Erciyes Kayak Merkezi, mini Davos olma yolunda hızla ilerliyor.


Ağırnas Yeraltı Şehirleri

Nevşehir’de olduğu gibi, Kayseri’de kazılan ve kayaların içinde mesken, kilise ve korunma amaçlı yeraltı şehirleri bulunur. Kayseri’de yirmiden fazla yeraltı şehri yer alır. Bunlardan biri olan Ağırnas Yeraltı Şehirleri, bölgedeki kaya ve yeraltı yerleşimlerinin büyük bir kısmı mimari açıdan Kapadokya’nın diğer kısımlarıyla rekabet edebilecek konumda olan Ağırnas kasabasının girişinde bulunur.


Ajandanızı festivallere göre yeniden revize edin

Kayseri’de her yöreye ve o yöreye ait ürünlerin tanıtımına yönelik düzenlenen festivalleri seyahatiniz öncesinde ajandanızla karşılaştırmanızı tavsiye ederiz. Kayseri’de yapılan festivallerde kenti daha yakından tanıma şansına sahip olacaksınız. Bu çerçevede Kayseri’de düzenlenen festival ve etkinliklerini sizin için derledik.


Erciyes Kış Turizm Festivali

Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından her yıl nisan ayının ilk haftasında düzenlenen etkinlik oldukça ilgi görüyor. Festivalde meşaleli kayak ve havai fişek gösterileri festivalin coşkusunu artırıyor.


Yeşilhisar Kültür ve Kayısı Festivali

Yeşilhisar Kültür ve Kayısı Festivali, 2004 yılı itibarıyla her yıl düzenleniyor. Festivalde yarışmalar ve konserler renkli anların yaşanmasına neden oluyor. Her yıl temmuz ayı başında yapılan festivalde yemek ve kayısı ikramı yapılıyor.


Hasancı Pilav Şenliği

Hasancı Pilav Şenliği, Kayseri’de 13 yıldır düzenlenen geleneksel bir şenliğe dönüştü. Kocasinan ilçesine bağlı Hasancı kasabasında düzenlenen pilav şenliği oldukça yerli ve yabancı turistlerce oldukça rağbet görüyor. Temmuz ayının sonlarına doğru düzenlenen  şenlikte ziyaretçilere pilav üstü döner ve ayran ikramı yapılır.


Akkışla Yoğurt ve Kilim Festivali

Bölgeye özgü yoğurt ve kilim ürünlerinin tanıtılmasına yönelik olarak her yıl haziran ayı içinde  düzenlenen festivalde halk oyunu gösterileri yapılıyor ve yöresel şarkılar eşliğinde gelen ziyaretçilere yemek ikramı yapılıyor.


İncesu Kültür ve Turizm ve Üzüm Festivali

Kayseri İncesu ilçesinde her yıl eylül ayı başında düzenlenen festivalde üzüm üreticilerinin desteklenmesi amaçlanıyor. En iyi üzüm yetiştiriciliği dalında ödüller veriliyor.


Tarihin izlerini taşıyan Kayseri mutfağı, lezzetiyle baş döndürüyor

İç Anadolu Bölgesi’nin en kalabalık şehirlerinden biri olan Kayseri, sahip olduğu birçok yöresel ve kültürel zenginliği mutfağına yansıtıyor. Türkiye’nin hemen her şehrinde olduğu gibi Kayseri’de de kendine has yöresel lezzetleri bugüne taşımış durumdadır.  Sebze yemeğinden, et yemeğine, salata çeşitlerinden tatlılarına kadar kendini diğer şehirlerden ayıran bir mutfak kimliğine sahip olan Kayseri, ürünleri ile coğrafi işaret taşıyan nadide kentlerimizden biridir. Bunlardan biri  pastırma diğeri sucuktur. Bu lezzetlerin ününü yurtdışına kadar taşıyan Kayseri’de pastırmacılık, Orta Asya’dan gelen ve Türkler ile başlayan bir mutfak kültürüne dönüşmüştür.


Kayseri mutfağı  tıpkı diğer Türk halk mutfaklarında olduğu gibi günlük sofraların dışında, ziyafetlerde ve düğünlere özgü özel yemekler hazırlanır;  açma börek ve kıvrım börek bu lezzetler arasında yer alır.  Ağırlıklı olarak unlu ve etli besinlerden oluşan bir yemek kültürü bulunan Kayseri’de mantı en gözde yemek olarak yerini koruyor. Öyle ki yapılan araştırmalara göre Kayseri’de 36 çeşit mantı pişiriliyor. Bunların içinde en yaygın olanı ise etli mantı olarak kayıtlara geçmiştir.

Kayseri Gece Hayatı
Kayseri Gece Hayatı

Üniversiteli gençlik, Kayseri gecelerini renklendiriyor

Kayseri gerek tarihi gerek kültürel değerleriyle ziyaretçilerine zengin alternatifler sunarken eğlence sektörü gelişmeye devam ediyor. Şehir muhafazakar bir kimliğe sahip olsa da özellikle üniversiteli nüfusunun artması ile gece hayatı da yükselişe geçiyor. Özellikle Talas gençlerin eğlence kültüründe birbirinden renkli mekanlarla doludur. Cumhuriyet Meydanı da gece eğlenmek için gidilebilecek birçok mekana ev sahipliği yapıyor. Hilton Oteli’nin içinde yer alan Kale Roof Bar, Kayseri’nin en kaliteli gece mekanlarındandır. Restoran bölümü de bulunan Roof Bar, Kayseri’nin en kaliteli gece mekanlarından biridir. Burada müzik eşliğinde şehir manzarası izlemek mümkündür. Melikgazi ilçesinde bulunan Rodisson Blu Oteli’nin Roof Lounge’ı nezih ortamıyla misafirlerini ağırlıyor.


Şehrin en özgün mekanlarından olan SineMasal Bistro’da sinema konseptiyle arkadaşlarınızla keyifli vakit geçirebileceğiniz ve lezzetli yemekler yiyebileceğiniz mekanlardandır. Alparslan Mahallesi’nde bulunan Gönül Kahvesi, nezih ortamıyla sosyalleşebileceğiniz mekanlar arasında bulunur. Ayrıca Erciyes dağ otellerinde gündüz kayak keyfi yaptıktan sonra akşam otelinizin restoranı ya da kafesinde çay-kahve eşliğinde yorgunluğunuzu atabilirsiniz.