Amasya Gezi Rehberi

Çok eski bir geçmişe köklü bir tarihe sahip olan Amasya ili, Türkiye’nin Karadeniz Bölgesi’nde yer alan ilerimiz arasında yer alır. Cumhuriyet tarihine kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapan kentte ortaya çıkan ve bilinen en eski tarih Hititlere aittir. Hititlerden sonra sırayla; Frigler, Kimmer, İskitler, Lidya, Pers imparatorluğu, Hellen, Pontus, Roma İmparatorluğu hakimiyeti altına giren Amasya ardından Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı hakimiyetleri altında kaldı. Kurtuluş Savaşı sırasında aktif rol alan Amasya, nihayet günümüzdeki konumuna ulaşmıştır.


Geçiş iklim özellikleri gösteren Amasya’da farklı bitki türlerine rastlanıyor

Amasya’da Karadeniz iklimi ile kara iklimi arasında bir geçiş iklimi egemendir. Yazları kara ikliminin karakteristik özelliği olan kuraklık, Karadeniz iklimindeki gibi yağış görülmez. Kış aylarında ise Karadeniz iklimi kadar ılıman, kara iklimi gibi sert değildir. Bu bölgede Karadeniz ardı iklimi etkilidir. Amasya’da yazlar sıcak ve kurak, kış yağışlı geçer. Kentte en çok yağış görülen mevsim ilkbahardır. Merzifon, Suluova, Gümüşhacıköy ve Hamamözü ilçeleri kentin ve bölgenin iklim özelliklerini yansıtır. Merkez ilçe, Taşova ve Göynücek ilçelerinde ise daha çok karasal iklim özellikleri gözlemleniyor. İl merkezinde yıllık ortalama sıcaklık 13.6 derece, yıllık ortalama nem yaklaşık 61’ir. Kentte en kurak aylar, temmuz ve ağustostur.


Öte yandan Amasya’da ormanlar daha çok Akdağ bölgesinde görülür. Yükseklerde sarıçam, karaçam ve kayın, düşük rakımlarda kızılçam, ardıç, meşe, gürgen ve titrek kavak ağaçları yetişir. Yanı sıra yabani ahlat ve erik gibi ağaççıklar, sürünücü ardıç gibi çalı formlarını görmek mümkündür. Kentin ormanlık alan yüzdesinin en çoğu Taşova’da bulunuyor. Özellikle Akdağ ve Boğalı dağ silsilelerinin kuzeye bakan yamaçları ile Destek Çayı’nın kuzeyindeki bölgede bin metre yükseltiden sonra kayın ormanları bulunur. Güneye bakan yamaçlarda ise Yeşilırmak Vadisi’nden başlayıp yukarılara doğru karışık orman çeşitleri, meşe, kızıl, sarı ve karaçamdan oluşan ağaç türleri görülür.


Ayrıca gürgen, kayacık, üvez, kızılcık, akçaağaç, geyik dikeni, sandal ve fındık gibi ağaç ve ağaççıklar, böğürtlen, eğrelti, yabani gül, katran ardıcı, laden, ısırgan otu ve orman gülü gibi alt florayı oluşturan bitki türlerine rastlanır. Merzifon, Tavşan Dağı’nda bloklar halinde kayın ormanları ve bu ormanlar içinde az da olsa yabani kiraz, ayı fındığı, akçaağaç, ıhlamur, gürgen gibi yapraklı türler bulunur. Yanı sıra yükseklerde lokal olarak sarıçam ve karaçam koru ormanları, daha düşük rakımlarda ve güney yamaçlarda ise meşe türlerinin oluşturduğu baltalık ormanları vardır. Yine Gümüşhacıköy İlçesi’nin Vezirköprü çevresindeki dağlık bölgelerde sarıçam, karaçam biraz aşağılarda ise meşe türleri yer alır. Endemik bitkiler açısından oldukça olan yörede 109 tür ve 246 alt türler bulunur. Bu türler yöresel isimleriyle; hazeran, kuduz otu, akça çiçeği, dolama otu, mürdümük, bac biber ağacı, kaside, geven, yalancı havacıva, tüylü keten olarak sıralanabilir.


Aktif hava ve karayolları sayesinde kente ulaşım kolay

Havayolu

Merzifon ilçesinde bulunan Amasya Merzifon Havaalanı’n Amasya şehir merkezine 46 kilometre mesafededir. Türk Hava Yolları’nın İstanbul-Amasya Merzifon hattında 20 Haziran 2008 tarihinde başlayan uçuşlar, haftanın her günü karşılıklı olarak yapılır. Uçuşlar, uluslararası uçuşlara kapalıdır ve yalnızca iç hatlara yönelik seferler düzenlenir. THY servisleri ve havaalanı taksi hizmetleri ile ulaşım sağlanır. Pegasus Havayolu şirketi tarafından haftada üç gün İstanbul -Amasya uçuşları gerçekleşir. Pazartesi, perşembe ve cumartesi günleri İstanbul Sabiha Gökçen Havaalanı’ndan Amasya Merzifon Havalimanı’na seferler devam eder.


Karayolu

Amasya; komşu illerden Samsun, Çorum ve Tokat’a devlet yolu ile bağlanan altyapıya sahiptir. Amasya Otobüs Terminali’ne günlük ortalama 140 şehirlerarası otobüs hizmet verir. Amasya ile özellikle Samsun ve Çorum arasında günün her saatinde araç bulmak ve ulaşım sağlamak mümkündür. Amasya-Ankara arası 372 kilometre, Amasya-İstanbul arası 682 kilometredir.


Denizyolu

Amasya’da denizyolu ulaşımı bulunmaz.


Demiryolu

Amasya, Sivas-Samsun demiryolu hattı üzerinden Sivas’a 261 kilometre, Samsun’a ise 134 kilometre mesafededir. Gar şehir merkezine bulunan Samsun ve Sivas’a seferler bulunmuyor.


AMASYA İLÇELERİ


Doğasıyla büyüleyen Amasya ilçeleri, sürekli gelişim gösteriyor


Hamamözü

Hamamözü ilçesi Amasya´ya bağlı ve il merkezine 90 kilometre, Çorum’a 43 kilometre uzaklıktadır ve 16 köyü bulunan bin 700 nüfuslu bir ilçedir. İlçenin kuzeyinde Gümüşhacıköy, kuzeybatısında Osmancık ve güneyinde Laçin ve Çorum ili bulunuyor. İlçenin çevresinde ise kuzey ve batı bölümünde İnegöl Dağları, doğu ve güneyinde ise Saray Dağları ve bin 650 metre yüksekliği ile Eğerci Tepesi yer alır. Hamamözü Belediyesi 1972 yılında kurulmuştur. Hamamözü, 23 kilometre kuzeyinde bulunan Gümüşhacıköy´ e bağlıyken, 1991 yılında ilçe statüsüne kavuştu. İlçeye ulaşım Samsun-İstanbul karayolu üzerinde bulunan Amasya´ya bağlı Merzifon ve Gümüşhacıköy ilçeleri; Çorum´un Osmancık ilçesi veya Çorum merkez ve Laçin ilçesi üzerinden yapılıyor.


Merzifon

Tavşan dağının güney eteklerinde bulunan Merzifon, il merkezinden 46 kilometre uzaklıkta, yüzölçümü 970 kilometrekaredir. Amasya’nın önemli ilçeleri arasında yer alan Merzifon’un 66 adet köyü vardır.


Taşova

Taşova, doğuda Koyulhisar’dan başlayarak; Reşadiye, Niksar ve Erbaa gibi büyük ilçeleri içine alan verimli ovanın batısında yer alır. İlçenin doğusunda Tokat’ın Erbaa ilçesi, batısında Amasya ve Samsun ilinin Ladik İlçesi, kuzeyinde Samsun ilinin Çarşamba ilçesi ve güneyinde Tokat ilinin Turhal İlçesi bulunur. Yüzölçümü bin 25 kilometrekare olan Taşova’nın Amasya’ya uzaklığı 55 kilometredir ve ilçenin ortasından Yeşilırmak geçer. Taşova’ya ulaşım en kolay karayolu ile sağlanmaktadır. İlçenin yanından geçen uluslararası E80 karayolu, Düzce Kaynaşlı ilçesinden başlayarak; Gerede, Tosya, Osmancık, Gümüşhacıköy, Merzifon, Amasya, Taşova, Erbaa, Niksar, Reşadiye, Erzincan, Tercan, Pasinler, Horasan, Doğubayazıt ve Gürbulak sınır kapısından İran’a kadar uzanıyor. E80 karayolu dört mevsim ulaşıma açıktır. Öte yanda ilçeye 125 kilometre uzaklıkta bulunan Samsun Havalimanı,  Samsun D030 karayolu, deniz limanı ile kolaylıkla ulaşım sağlanabilir. İlçeye ulaşımda farklı bir alternatif olarak, D850 Ünye devlet karayolu da kullanılabilir. D850 devlet karayolu; Ünye, Akkuş, Niksar, Erbaa ve Taşova’ya hatta Ünye limanına kadar uzanır. Diğer taraftan Samsun’dan güneye inerek, Amasya’dan geçerek Sivas’a ulaşan demiryolu ile de ilçeye ulaşım mümkündür.


Gümüşhacıköy

Yüzölçümü 653 kilometrekare, rakımı 810 metre olan Gümüşhacıköy’ün Amasya merkeze uzaklığı 70 kilometredir. Merzifon’a 18 kilometre, Hamamözü’ne 23 kilometre ve Osmancık’a 35 kilometre mesafede olan ilçenin, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılıman ve yağışlı geçer. Yüksek kesimler ise soğuk ve kar yağışlıdır. İlçe merkezi Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi’ni İstanbul’a bağlayan devlet karayolu üzerinde kurulmuştur. İlçeye bağlı 42 köy, ilçe merkezinde altı ve Gümüş beldesinde altı mahalle bulunuyor.


Suluova

Amasya’ya bağlı Suluova ilçesinin yüzölçümü 516 kilometrekaredir ve il merkezine uzaklığı 27 kilometredir. İlçeye bağlı bir belde ve 38 köy bulunur.


Göynücek

Amasya il merkezine 46 kilometre uzaklıkta olan Göynücek’in 11 bin 432 kişilik nüfusu vardır. Göynücek; doğuda Tokat‘ın Zile ilçesi, batıda Çorum’un Ortaköy ilçesi, kuzeyde Amasya merkez, güneyde Yozgat’ın Aydıncık ilçesi ile komşudur. İlçeye Amasya merkezden, sabah 7.30 ve akşam 17.00 saatleri arasında her yarım saatte minibüsler hareket eder. Göynücek ilçesi, yurt genelinde sadece illere özel bir konumla, dört tane ilin ortasında bulunur. İlçe Çekerek Irmağı Vadisi’nde ve Amasya ilinin güneybatısı yönünde kuruludur. İlçenin yüzölçümü 578 kilometrekare, rakımı 450 ila bin 100 metre arasında değişir. 4 Mart 1954 tarihinde ilçe statüsüne kavuşan Göynücek’in Damlaçimen ve Gediksaray beldeleri ile 36 köyü vardır. İlçenin merkezinde Cumhuriyet, Merkez ve Yeni Mahalle olmak üzere üç mahallesi bulunur.

Amasya Gezi Rehberi
Amasya Gezi Rehberi

Ana Tanrıça Mâ’nın şehri olan Amasya’da, Kurtuluş Savaşı’nın ilk adımları atıldı

Yapılan arkeolojik araştırmalara göre Amasya’da ilk yerleşme M.Ö. 5500 yıllarında başladı. Hitit, Frig, Kimmer, İskit, Lidya, Pers, Hellen, Pontus, Roma, Bizans, Danişmend, Selçuklu, İlhanlı ve Osmanlı dönemlerine kadar sahip olduğu özellikleri ile medeniyetlerin yerleşim yeri olan Amasya adının kökleri ise eskiçağlara kadar uzanıyor. Eskiçağda birçok Anadolu şehrinin kurucu tanrısı veya kahramanının olduğu biliniyor. Bu mitolojik anlatı Amasya içinde geçerlidir. Buna göre, Roma İmparatoru Septimius Severus (M.S. 193-211) dönemine ait bir sikke üzerinde bulunan ‘Ermhc Kticac Thn Polin’ yazıtından hareketle Hermes’in Amasya’nın kurucu tanrısı olduğu kabul ediliyor. Bu kapsamda Hitit belgelerine göre Ana Tanrıça Mâ, Amasya adının tarihçesinde Hakmiş Khakm(p)is olduğu görülüyor. Söz konusu isimin Perslerin Amasya’yı fethine kadar devam ettiği kabul ediliyor. Pontus dönemindeki adı ‘Amasseia’ olan Amasya’nın özellikle şehir sikkelerinde Amasseia ibaresi net şekilde görülür. Hali hazırda coğrafyacı Strabon da Amasya için Amaseia kelimesini kullanmıştır.


Amaseia sözcüğü, ‘ana’ anlamına gelen ve özellikle ‘Ana Tanrıça’ yı işaret eden ‘Ama’ ve onun türemesi olan ‘Mâ’ ibaresi ile bağlantılı olduğu düşünülüyor. Tüm bu veriler ışığı altında Amaseia ‘Ana Tanrıça Mâ’nın şehri’ anlamına geliyor sonucuna varılabilir.


Kent, 1075 yılında ilk kez Türk-İslam egemenliği altına girdi
Perslerin Anadolu’yu fethinden sonra yaygınlaşan ve doğu kökenli bir tanrıça olan Ana Tanrıça Mâ, aynı zamanda Pontus ve Kapadokya’nın da yerel tanrıçasıdır. Amaseia sözcüğü Persler dönemindeki söyleniş biçiminin Hellen ağzına uydurulan şeklidir. Roma döneminde ise Amaseia adı fazla bir değişikliğe uğramadan Amasia olarak kullanıldı. Öte yandan Pontuslar tarafından M.Ö.333-M.Ö.26 tarihlerinde yapılan Kral Kaya Mezarları, bugüne kadar ulaşmayı başardı ve Amasya’nın anıt eserleri arasına girdi. 700 yıl Bizans yönetiminde kalan Amasya, Melik Ahmet Danişmend Gazi tarafından 1075 yılında fethedildi. Kentte ilk kez Türk-İslam egemenliği kurulmuş oldu. Osmanlı’nın Anadolu’da Türklerin ilk şehir hayatına geçiştikleri yerlerden biri de Amasya’dır. Türk oymaklarının Amasya ve civarında yerleşmesi ve kentin korunaklı bir yapıya sahip olması nedeni ile ilerleyen zamanlarda Osmanlı şehzadelerinin Amasya’da yetiştirilmesi uygun görülmüştür. Bu sebeple Şehzade Çelebi Mehmet, Timur nedeni ile dağılan Anadolu birliğini Amasya ve çevresinde Türkmenlerden sağladığı destekle yeniden sağlamayı başarmıştır. Şehzade Yıldırım Bayezid, Çelebi Mehmet, Şehzade Murat (II), Şehzade Ahmet Çelebi, Şehzade Mehmet (II), Şehzade Alâeddin, Şehzade Bayezid (II)), Şehzade Ahmet, Şehzade Murat, Şehzade Mustafa, Şehzade Bayezid ve Şehzade Murad (III) farklı tarihlerde Amasya’da valilik yaptıkları biliniyor. Bu dönemde kentte birçok ilim adamı yetişmiştir. Bu dönemde yaptırılan saray, çeşme, medrese, cami, türbe gibi kalıcı eserler şehrin bir kültür merkezi olmasında etkili olmuştur. Söz konusu eserler, Amasya’nın tarihteki yerini almasına olanak tanımıştır. Geçmiş zamanlardan yakın tarihe kadar tarihin akışı içinde kayda değer roller üstlenen Amasya, Kurtuluş Savaşı sırasında yine ön plana çıkmıştır. Kurtuluş Savaşı mücadelesinde aktif görev almıştır.


Gece hayatı çok aktif olmayan kentte, farklı temalı birçok festival düzenleniyor

Yıllar boyunca birçok uygarlığa ev sahipliği yapan ve İç Anadolu ile Karadeniz’i birbirine bağlayan Amasya, yıl içinde birçok festivale ev sahipliği yapıyor. Bu festivallerden bazılarını ve detaylarını sizin için derledik.


Amasya Uluslararası Atatürk, Kültür ve Sanat Festivali

Mustafa Kemal Atatürk’ün Amasya’ya gelişi ve Kurtuluş mücadelesinin başladığı tarih olan 12 Haziran 1950 yılı, o günden bugüne kadar kentte kültür ve sanat festivali kapsamında kutlamalara sahne oluyor. İlk yıllarında söz konusu tarih sadece  ‘Atatürk Günü’ olarak kutlansa da 1961 yılı itibarıyla 10-12 Haziran arası Atatürk Günü Amasya Festivali olarak kutlanmaya başlandı. Günümüzde ise 12-22 Haziran tarihleri arasında düzenlenen 10 günlük bir festivale dönüştü. Birçok spor ve kültür etkinliklerinin düzenlediği festival, her yıl binlerce katılımcı tarafından takip ediliyor ve kent turizmine katkı sunuyor.


Merzifon Kültür ve Sanat Etkinlikleri Haftası

On sekizincisi 27-30 Ağustos 2017 tarihleri arasında düzenlenen Merzifon Kültür ve Sanat Etkinlikleri Haftası, kortej yürüyüşü ve açılış töreni ile başlıyor. Şenlik süresi boyunca birçok ünlü isim de Merzifon’u ziyaret ediyor. Etkinlikler kapsamında birçok açılış, konser, yarışma ve sergi düzenleniyor.


Uluslararası Geleneksel Okçuluk Festivali

Tarih boyunca birçok medeniyetin önemli merkezlerinden biri konumunda olan Amasya, Osmanlı döneminde de bu özelliğini sürdürdü. Birçok yay ve ok üstadının yetiştiği merkez haline gelen Amasya, bu özelliğini her yıl yaz aylarında Amasya’nın Gümüşhacıköy ilçesinde düzenlenen festivalle kutlanıyor. Uluslararası Geleneksel Okçuluk Festivali kapsamında kente gelen ziyaretçilerle bir kültürel miras olan okçuluk tanıtılıyor.


Yukarıda bazılarını anlattığımız festivallerin yanı sıra Amasya’da yıl içinde; Ali Pircivan Kültür Etkinliği, Baraj Şenliği, Bayrak Şenliği, Boğalı Baldıran Yayla Şenliği, Cafer Dede Kültürel Etkinliği, Esençay Şahin Yayla Şenlikleri, Yöresel Çömevliya Pilav Şenlikleri ve Niyaz Baba Şenliği gibi birçok etkinlik ve şenlik düzenleniyor.


Sadece elmasıyla değil, Amasya yemekleriyle de öne çıkıyor

Türkiye’nin her yanından lezzet fışkırıyor ve Türk mutfağı kadar zengin bir mutfak dünyanın hiçbir yerinde yoktur. Rotamızı çevirdiğimiz Karadeniz’de tarihi ve köklü kültürüyle hafızalarda yer eden Amasya’da, bu zenginlikten payını almıştır. Amasya yalnızca mis gibi kokan elmasından ibaret değil. Amasya mutfağıyla da o kadar zengin ve öyle farklı tatlar sunuyordu ki, Amasya’yı ve yemeklerini asla unutamayacaksınız.  Amasya’da yaşayanlara akşam yemeği için ilham olacak, memleketinden ayrı sıla özlemi çekenlerin burnunda tütecek ve bugüne kadar Amasya’ya hiç yolu düşmeyenleri bavul hazırlamaya sevk edecek Amasya yemeklerini sizler için araştırdık.


Çatal çorba

Yeşil mercimek, yarma ve kıymanın kullanıldığı Çatal çorbası, içindeki tüm malzemelerin besleyiciliği ve lezzeti ile bir kasesiyle karnınızı doyuracaktır. Tek başına karın doyuran bu nefis çorba, damaklarınızda da şenlik yaratacaktır.


Helle çorbası

Helle çorbası pirincin lezzetiyle dolu çorbalardan biri olarak Amasya mutfağında öne çıkıyor. Yapımında kullanılan yöreye özgü özel tereyağı da lezzetini etkileyen unsurdan biridir. Aynı şekilde pirinç yerine mercimek ile de yapılabilen bu çorbanın her hali damaklarda ayrı bir tat bırakıyor.


Bakla dolması

Özenle hazırlanan iç harcın yaprakla buluşmasının yanı sıra içine baklanın da konulduğu dolmanın üzerine de enfes kaburgalar sıralanıyor. Bu eşsiz lezzeti yalnızca Amasya’da tadabilirsiniz.


Mumbar işkembe

Genellikle koyun işkembesi ve mumbarı kullanılarak hazırlanan Mumbar işkembe yemeğinin içinde bulgurlu ve maydanozlu bir harç konuluyor. Uzun ve bol emek isteyen Mumbar işkembe yemeğinin yapımından sonra Amasya’da sofranın başköşesine yerleştiriliyor. Ve yiyen bir kez daha yemek istiyor.


Patlıcan çullaması

Patlıcan, biber ve maydanoz gibi birbirine pek yakışan sebzelerin bir arada yer aldığı Patlıcan çullaması, Amasya yöresinin en bilindik lezzetlerinden biridir. Bir kez tadına bakanın bir daha vazgeçemediği bu lezzete müptela olabilirsiniz.


Keşkek

Ufak tefek değişikliklerle Anadolu’nun birçok yöresinde yapılan ve bilinen keşkeği bir de Amasya usulü denemelisiniz. Neden derseniz, bu keşkeğin içinde iri yarmalara eşlik eden koyun budunun yanı sıra bir miktar çemen kullanılıyor. Çemenin o kendine özgü lezzeti de işin içine girdiğinde bildiğimiz keşkek, farklı bir tat ve lezzetle karşımıza çıkıyor.


Bat yemeği

Adından başlayan ilgi çekiciliği, içindekileri öğrenince yerini iştaha bırakan Bat yemeği, aslında Tokat mutfağında önemli bir yer tutuyor. Bat yemeği; dövülmüş ceviz, köftelik bulgur, mercimek, salça ve soğan gibi lezzetlerin bir araya gelmesi ve ardından salamura yapraklarıyla sarılan bu lezzet afiyetle tüketiliyor.


Ayva gallesi

Ayva gallesinin temel malzemeleri arasında ayva, nohut ve et vardır. Ayva gallesi yapımında genel olarak koyun eti kullanılıyor. Bir kez tadına bakınca insanın tarifini almadan Amasya’dan dönmesi mümkün olmayan bu tadı asla unutamayacaksınız.


Hasuda tatlısı

Nişasta, toz şeker, tereyağı, su ve ceviz içinden oluşan bu az malzemeli dev lezzet, Amasya’ya gider gitmez denemeniz gereken lezzetlerden biridir. Hasuda, yeni favori tatlınız olacak.


Kalburabastı

Kalburabastı zaten yakından bildiğimiz ve çok sevdiğimiz tatlıların başında geliyor. Şekliyle kalbimizi ayrıca çalan bu şerbetli tatlıyı, bir de Amasya’da denemenizi tavsiye ediyoruz. Yolunuz Amasya’dan geçecekse en hasından kalburabastı yemeden kenti geçmeyin.


Elma tatlısı

Amasya’nın mis gibi kokusu ve efsane lezzetiyle en ünlü tatlarından olan elma; cevizle, tarçınla, çeşit çeşit lezzetle bir araya geldiğinde karşımıza elma tatlısı olarak çıkıyor. Amasya elmasının bu tatlı halini denemeden dönmeyin.


Amasya çöreği

Adını Amasya’dan alan ve şehrin mutfağına ait en özel, en güzel tatlardan biri olan Amasya çöreği, ceviz ve haşhaşın buluşmasıyla meydana geliyor. Birbirine çok yakışan bu tatlar güçlerini birleştirip özenle hazırlanan hamurla bir araya geliyor. Yiyen bir daha vazgeçemiyor. Öte yandan Amasya’ya yolunuz düşerse şehrin bu yemeklerinin yanı sıra nefis elmalarından, ciğer sarmasından, göbek dolmasından ve kabak kavuklu pilavından tatmayı da unutmayın.

Amasya Gezi Rehberi

Hoş sohbet eşliğinde rakı, balık ve meze seçenekleriyle gecelerinizi renklendirin

Amasya’da da etrafında bulunan diğer bölgeler gibi gece hayatında çok fazla seçenek sunmuyor. Şehirde özellikle gençlerin tercih ettiği birkaç kafenin dışında mekan bulmak oldukça zor. Gece hayatında tercih edilebilecek mekanların başında kafelerin dışında meyhane tarzı yemekli restoranlar bulunuyor.


Türk eğlence kültüründe önemli yer tutan meyhane tarzı mekanları sınırlı olsa da Amasya’da rastlamak mümkün. Amasya’da bulunan bu tarz mekanlarda uzun sohbetler eşliğinde rakı, balık ve meze seçenekleriyle sofra donatabilir, sevdiklerinizle keyifli bir gece eğlencesi yapabilirsiniz. Amasya’da bulunan söz konusu mekanların başında Eylül Buğusu Restoran geliyor. Büyük ve eski bir binanın içinde ferah bir ortam sunan Eylül Buğusu Restoran, özellikle gençlerin uğrak yerleri arasında bulunuyor.


Yaz ve kış dönemi boyunca canlı müziğin eşlik ettiği ortam, Amasya’da gece hayatında gerek kent sakinlerine gerekse yerli yabancı turistlere kaliteli bir seçenek olarak öne çıkıyor. Amasya’da bu tarz eğlence tercihi olan ziyaretçilerin meze sofrası kurabileceği diğer mekanlardan biri ise, 1940’tan bu yana aynı yerinde hizmet veren Şehir Kulübü’dür. Eski bir konakta faaliyetlerini sürdüren Şehir Kulübü, Yeşilırmak kıyısındaki konumuyla Amasya’yı ziyaret edenler için huzurlu bir ortam sunuyor.


Yeşilırmak kıyısında bulabileceğiniz bir diğer mekan ise Strabon’dur. Adını Amasya’da ölen Yunan coğrafyacı Strabon’dan alan restoran hem açık hem de kapalı alana sahiptir. Amasya’da bulunan bir diğer mekan Çakallar Seyir Tepesi’ndeki şehre hakim konumuyla bilinen Ali Kaya Restoran’dır. 1956 yılı itibarıyla hizmet veren restoranda kebaptan balığa kadar birçok ana öğün ve meze bulmak mümkündür. Kent merkezini, Kral Mezarları’nı ve Amasya Kalesi’ni seyretmek mekanın sunduğu başka bir lezzet olarak misafirlere sunuluyor.


Öte yandan her ne kadar çok fazla seçenek bulunmasa da Amasya, gece hayatını seven ziyaretçiler için şehir merkezinde bulunan meyhane tarzı mekanlarıyla keyifli vakit geçirme şansı sunuyor.